BitkiDerman.com.tr

‘ “Bitki” Derman’dır. ‘ – Şifalı Bitkiler Bilgi Paylaşım Sitesi…



Kahve Falına Nasıl Bakılır

Kahve Falına Bakmak

 

Tercihen yapilacak kahve,sekerli kahve olmalidir,kahve yeterli seviyede kaynatildiktan sonra genis agizli dik fincanlara yavas bir biçimde köpüklü olarak dökülür. Ancak fincandaki telveyi cok az döküpte pintilik yaparsak az yada çok olur ise sekiller meydana gelemezler, telve sekillerin meydana gelmesine yetecek kadar bir miktarda olmalidir, kisacasi ne az, ne de çok olmalidir.

Kahve fincandan hep ayni yerden içimasine dikkat edilmelidir, fincanda içilen kahvenin telvesi ne sulu, nede kuru birakilmalidir. Niyet tutulduktan sonra fincan tabaga ters olarak bir kerede çevrilmelidir. Fincan, tabak soguyunca yavas bir biçimde kaldirilir, önce fincana sonra tabaga bakilmalidir, ancak dikkat edilecek hususlardan birisi de fincana birden fazla bakilmamalidir.

Fincan yada tabak falinda ilk önce renge bakilmalidir. Sayet renk koyu ise dilediginiz olamayacak demektir, fakat bunu fincanin içindeki sekiller degistirebilirler. Eger renk açik ise dilediginize kolay kavusacaksiniz, ne açik ne de koyuysa muradiniz eninde sonunda olacak demektir.Fal bakildiktan sonra fincan açik bir biçimde birakilmalidir, eger kapatilir ise fal bozulmus sayilir.

1. BAKMA SEKLI

Fal için yapilan hazirlik;

1. Bir niyet tutulur.

2. Fincan tabaga ters çevrilmelidir.

3. Fincan soguyunca kaldirilmalidir.

4. Ilk önce fincana, daha sonra da tabaga bakilir.

 

2. BAKMA SEKLI

Fal için hatirlanmasi gerekenler;

1. Kahve telvesi yeterli miktarda olmalidir.

2. Kahve daima ayni yerden içilmelidir.

3. Içildikten sonra dipte kalan telve karistirilmamalidir.

4. Sogumadan fincan kaldirilmamalidir

 

 

Kahve Falina Nasil Bakilir?

Fincan sapindan baslayarak hayali bir kutup, ekvator çizgisi ile ikiye yarilip dört parça seklinde elde edilir. Saatin akrep, yelkovanin dönme yönüne göre fala bakmaya baslanmalidir. Hayali kutup çizgisinin sag tarafinda kalan sekiller pozitif semboller olarak yorumlanir, hayali kutup çizgisi sol tarafinda kalan sekiller negatif semboller olarak yorumlanirlar. Hayali ekvator çizgisi üstünde kalan sekiller için olaylar kisa bir zaman sonra gerçeklesecek yorumu yapilmalidir. Hayali ekvator çizgisi altinda kalan sekiller için olaylar daha uzun bir zaman sonra gerçeklesecek yorumu yapilmalidir.

Kahve Fali Tabagina Nasil Bakilir?

Kahve tabaginin içindeki telveyi süzülür, tabak dik sekilde tutulur, gözümüzle dört parçaya bölmeliyiz. Simdi de fincanda gördügümüz sekilleri veya benzerlerini bu bölümler içinde aramaya sira gelmistir. Tabak falinda da fincan falindaki gibi önce renge bakarak baslamaliyiz. Tabaga konan telvenin sekline bakmaliyiz, yalniz tabak falindaki yollar her zaman için asagidadir. Bu sebeple, çekim kurallarina göre uzanan bu yollarin ayni fincan falindaki gibi yorumlanmamiz gereklidir. Tabak fali fincan falindakileri bilgileri onaylamak içindir. Sayet fincan falindaki yorumlari onaylamiyor ise niyet neticesindeki yorum çok uzun sürecek veya hiç olmayacak demektir.

Kahve Falinin Yorumunda Dikkat Edilecek Hususlar Nelerdir?

Kahve falina baktiginiz kisi hakkinda bilinçaltinizdaki mesajlari hatirlamalisiniz. Falina baktiginiz kisi, fincandaki sekiller arasindaki alakayi derhal kurarak titresimsel enerji olusturmalisiniz, en kisa zamanda benzetme, sonra da yorum yapmalisiniz.

Fincandaki sekillerin yorumunu gerek sizi, gerek de falina baktiginiz kisiyi asri üzmesine yada sevindirmesine izin vermemelisiniz, neticede fal oldugunu unutmayin.

 

Kahve Falı Nasıl Bakılır

Kahve Falı Fincan sapından başlayarak hayali bir kutup, ekvator çizgisi ile ikiye yarılıp dört parça seklinde elde edilir. Saatin akrep, yelkovanın dönme yönüne göre fala bakmaya başlanmalıdır.devamını oku

Astroloji Hakkında

Astroloji bir bilim dalı mıdır? Bu sorunun en basit cevabı hem “evet” hem de “hayır”dır. Tıp gibi astroloji de bilime dayanır. Astroloji

Çiçek Falı – Gül

Çiçek Falı Gerçekte derin sevgiye ve de derin arkadasliga deger veren, genellikle de hassas, duygu yüklü ve bir o kadar da neseli , mantigi ile degil, hisleriyle hareket etmeyi seven kisilerdir. çiçek falı

Göz Falı – Mavi Gözlüler

Göz Falı Duragan olmayi sevmeyen, enerji dolu, karar verme kabiliyeti olarak pozitif yönde gelismis olan, eli açik, degisimlerin kendilerini korkutmadigi kisilerdir. Biraz hayalperesttirler. göz falı

Renk Falı – Beyaz

Renk Falı Kadınlar: İlk renk olarak tercihi beyaz olan kadin, isteyerek veya istemeyerek olsun kalbinin saf ve temiz duygularla yüklü oldugunu ortaya koyuyor demektir. Nezaket kurallarina uyabilen, yumusak beraberinde…renk falı

Yüzey temizliği nasıl yapılmalı?

altHalk arasında “domuz gribi” olarak bilinen Pandemik A (H1N1) virüsüne karşı yüzey temizliği yapılırken, 50 ölçü suya bir ölçü çamaşır suyu, enfekte yüzeyin temizliğinde de dokuz ölçü suya bir ölçü çamaşır suyu katılması gerektiği belirtildi. Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) Bulaşıcı Hastalıklar Komisyonu üyesi Yardımcı Doç. Dr. Esin Kulaç, “domuz gribine” karşı okulların, toplu taşıma araçlarının ve kamuya açık alanların ilaçlandığını hatırlatarak, “Ancak ilaçlamada kullanılan maddelerin içeriği ve yapılan işlemin bilimselliği konusunda şüpheler bulunmaktadır. Ayrıca bu maddelerin gereksiz ve fazla kullanılması da insan sağlığına zarar verebilmektedir” uyarısında bulundu.

Güneş ışığına oldukça duyarlı olan grip virüsünün, başlıca bulaşma yolunun damlacık yoluyla olduğunun bilindiğini anlatan Kulaç, diğer damlacık yoluyla bulaşan mikroorganizmalarda olduğu gibi sıklıkla kapalı ortamlarda bulaştığını söyledi. Kulaç, bu nedenle ev, okul, hastane bekleme salonu, iş yeri ve otobüs gibi kapalı alanların iyice havalandırılmasının, pandemik gribin bulaşmasını önlemede etkin bir kontrol yöntemi olduğunu vurguladı.

“JELİN EL YÜZEYİNDE İYİCE KURUMASI BEKLENMELİ”

Kulaç, hasta kişilerin öksürüp hapşırmasıyla havaya yayılan enfekte damlacıkların, bir süre havada asılı kaldıktan sonra sandalye, masa, kapı kolu, klavye gibi yüzeylere bulaşabildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Ortam ısısı, nem oranı, güneşlenme durumu ve yüzey özelliği gibi etkenlere bağlı olmakla beraber, grip virüsünün bu yüzeylerde 2-48 saat arasında canlı kalabildiği rapor edilmektedir.

Grip virüsünün bulaştığı bir yüzeye dokunduktan sonra, ellerin ağız, göz ve burna götürülmesiyle de hastalık bulaşabilir. Olası ya da kesin enfekte yüzeylere dokunulmamalı, kazara dokunulursa eller hemen su ve sabunla 15-20 saniye süreyle yıkanmalıdır. Bu nedenle okul ve hastane gibi toplu yaşam alanlarında su ve sabuna erişimin düzenli olarak sağlanması çok önemlidir.

Su ve sabunun bulunmadığı ortamlarda el temizliği için el dezenfektanları kullanılabilir. El temizleme jeli kullanılacaksa, jelin el yüzeyinde iyice kuruması beklenmelidir. Bununla birlikte bu dezenfektanların alerjik reaksiyonlara neden olabileceği de unutulmamalıdır.”

“KAPLARIN SICAK SU VE DETERJAN İLE YIKANMASI YETERLİ”

Grip virüsünün yayılmasını önlemek için geniş yüzeylerin dezenfeksiyonunda pek çok madde kullanılmasına karşın, deterjan ve suyla yapılacak temizliğin yeterli olduğunun rapor edildiğini anlatan Kulaç, masa, kapı kolu, banyo, mutfak tezgahı, oyuncak gibi araç gerecin günlük temizlikte kullanılan deterjanlarla temizlenmesinin uygun bulunduğunu bildirdi.

Kulaç, günlük kullanılan temizlik maddeleri dışında klor, hidrojen peroksit, iyotlu antiseptikler ve alkol gibi bazı kimyasal maddelerin kullanılabileceğini ifade ederek, küçük çocukların eğitim gördüğü kreşlerde çevre ve oyuncak temizliğine özen gösterilmesi ancak yapılan günlük temizliğe ek olarak dezenfeksiyon yapılmasının gerekli olmadığını söyledi.

Yüzey temizliğinde çamaşır suyu (yüzde 5′lik sodyum hipoklorit) kullanılacaksa, 50 ölçü suya bir ölçü çamaşır suyu konularak hazırlanan karışımla yüzey temizliğinin yapılmasının yeterli olduğunu belirten Kulaç, şunları kaydetti:

“Temizlenen yüzey iki dakika ıslak bekletilmeli ve sonra kurumaya bırakılmalıdır. Eğer enfekte bir yüzeyin temizliği yapılacaksa, dokuz ölçü suya bir ölçü çamaşır suyu katılarak hazırlanan karışım kullanılmalı. Çamaşır suyunun temizlikte kullanılamayacağı aside dayanıksız metal yüzeyler için (çelik gibi) yüzde 70′lik izopropil alkol solüsyonu kullanılabilir. Enfekte yüzey temizliğinde yüzde 70′lik alkol organik madde ile temas olduğunda inaktif duruma geçeceğinden kullanılmamalı.

Yüzey temizliğinde tek kullanımlık kağıt havlu gibi ürünler tercih edilmeli.

Grip virüsünün 70-100 derecee öldüğü bilindiğinden, kapların sıcak su ve deterjan ile yıkanması (bulaşık makinesi) yeterli.

Enfekte havlu, yatak çarşafı ve giysiler silkelenmemeli, hastane ortamında veya evde enfekte olan her türlü araç gereç taşınırken dikkatli olunmalı. Aksi taktirde havaya bu araçlardan enfekte aerosoller karışabilir ve kişileri enfekte edebilir.

Tuvalet gibi geniş topluluklar tarafından kullanılan alanların ve çeşitli yüzeylerin temizliğinin sıklığı konusunda günlük temizliğin yeterli olduğu bildirilmektedir.

Dezenfektanların odalara sprey şeklinde kullanılması sakıncalı sonuçlar doğurabileceği gibi faydası da saptanmamıştır. Kuru toz alma şeklinde veya süpürge ile yapılacak bir temizlik havada aerosollerin oluşmasına neden olabileceğinden uygulanmamalı.

Olası enfekte yüzeylerin temizlenmesinde personelin eldiven, gözlük, cerrahi maske, tek kullanımlık önlük gibi koruyucu önlemleri alması gereklidir.”

Uzm. Dr Pınar Baysan da Belediye ve Milli Eğitim Müdürlüğü başta olmak üzere tüm kamu ve özel kurumlarda yapılacak temizleme işlemlerinin sağlık teşkilatının danışmanlığında yürütülmesi gerektiğini bildirdi. Baysan, İl Hıfzıssıhha Kurullarında alınacak bir kararın, temizlik işlemlerinin işbirliği içinde yürütülmesi konusunda bağlayıcı olabileceğini söyledi.

domuz gribine yakalanmamak için nasıl beslenmeli

Domuz gribi hastalığına yakalandığınız zaman virüsü yenebilmek için en önemli önkoşul, bağışıklık sisteminizin güçlü olması. İşte bağışıklık sistemini domuz gribine karşı güçlü tutmak için tüketmeniz gereken gıdalar:

Kırmızı biber: Portakalda bulunan C vitamininin 2 katını içerir. C vitamini gribin etkisini yüzde 80 oranında azaltabilecek kadar güçlü bir silahtır.

Yoğurt: İçinde bağırsaklarda mikroplarla savaşan yararlı bakteriler olan probiyotik bulunur. Böylece grip virüsü vücutta barınamaz.

Yeşil çay: Bağışıklığı güçlendiren “epigallocatechin gallate” isimli kimyasalı içerir. Günde 3 fincan tavsiye ediliyor.

Ginseng: ABD’li bilim adamları günde 2 tane 200mg’lık ginseng kökü kapsülü alan insanların grip riskinin yüzde 31 azaldığı belirlendi. Bağışıklığı harekete geçirir.

Badem: Hastalıklarla savaşan antioksidan E vitamini bakımından zengindir. Gripten korunmak için her gün bir ara öğün olarak 24 tane badem yemeye çalışın.

Taze patates: İçindeki “beta carote ”, gribe karşı koruma özelliğini verir. Vücutta A vitaminine çevriliyor ve grip tedavisinde önemli rol bir oynuyor.

Tavuk suyuna çorba: Vücutta mukus üretimini artırarak gribin boğaz ağrısı ve öksürük gibi etkilerini yatıştırmaya yardımcı olur.

Sarımsak: Sülfür maddesi grip sezonunda bu hastalığa yakalanma riskini 2.5 kat azaltıyor ve virüsü öldürme özelliği de bulunuyor. Taze sarımsak daha etkili.

Zencefil: İçeriğinde doğal olarak bulunan “gingerol” maddesi, her türlü enfeksiyonu uzakta tutmaya yardımcı. Zencefil çayını tercih edebilirsiniz.

Ceviz: Antioksidan selenyum soğuk algınlığı, grip ve kansere karşı koruma sağlar. İçindeki selenyum oranı diğer tüm gıdalardan 10 kat oranında daha fazladır.

Turunçgiller: Önemli bir C vitamini kaynağıdır. Özellikle sigara kullanıyorsanız gribe yakalanma riski daha yüksek olduğu için bol bol C vitamini almanız gerekiyor.

Bal: Doğal olarak antibakteriyel özelliklere sahiptir. Çaya ya da yoğurda katarak tüketirseniz etkisi daha da güçlü olur.

Lahana: Ispanak ve lahana gibi koyu yeşil renkli yaprağa sahip sebzeler, bağışıklık sistemini gribe karşı güçlendiren D vitamini bakımından zengindir.

Mantar: Beta-glucan isimli gribe karşı koruyan bir madde içerir. Bağışıklığın grip virüsünü tanımasını ve onu yok etmek için harekete geçmesini sağlar.

Yulaf: Lif, E ve B vitamini ayrıca bağışıklık sistemini güçlendiren mineraller ve beta-glucan’lar bakımdan zengindir.

Elma: Bilim adamları, düzenli olarak elma yiyen insanların gribe yakalanma riskinin azaldığını ortaya koydu. Günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 25’ini karşılar.

Kırmızı et: Bağışıklık sistemini harekete geçirmek için kırmızı et tüketmek gerekiyor. Yetişkinlerin günde ortalama 40-60 gram et tüketmesi tavsiye ediliyor.

Balık: Omega 3 tüketimini artırarak grip ve benzeri enfeksiyonları uzakta tutabilirsiniz. Haftada 2 porsiyon balık tüketilmeli.

Soğan: Doğal antibiyotikler içerir. Bunun yanında gribe karşı bağışıklık sistemini güçlendiren “quercetin” isimli bir madde de bulundurur.

Çatı katınızı nasıl dekore edersiniz?

Dekore edilmesi en zor mekânlardan biri de çatı katlarıdır.  
Oysa doğru mobilya seçimi, yerleşim planı ve iyi bir yalıtım sistemiyle bu özel yaşam alanlarını daha keyifli hale getirmek mümkün.
     
Çatı katlarında ortaya çıkan en önemli sorun, eğimli tavanlar ve kullanışsız köşelerdir. Bu nedenle de evlerde genellikle bu katlar depo alanları olarak kullanılır. Oysa çatı katınızda kendi tarzınızı hayata geçirerek farklı bir dünya yaratabilirsiniz.
     
Çatı katlarında yerleşimi en çok zorlaştıran konu çatı eğimidir. Ancak sıradışı bir dekorasyon uygulaması ile sorun gibi görünen bu eğim, avantaja bile dönüşebilir. Çatı katlarında eğimden ve tavanın alçaklığından dolayı en sık yaşanan sıkıntılardan biri de baş çarpmalarıdır.
     
Bu soruna tavan boyasında belirgin renk farklılıkları yaparak çözüm getirebilirsiniz. Bu katları dekore ederken açık dolaplar yaparak bunları keyifli birer depolama alanına dönüştürebilirsiniz. Açık depolama alanları, çatı katı ruhunu korumanıza da yardımcı olacaktır.
     
Çatı katında sırtı alçak kanepe, sedir, yatak ve sandalye kullanarak tavanın daha yüksek görünmesini sağlayabilirsiniz. Eğer çatı katınız yeterli yüksekliğe sahipse o zaman duvara gömme kitaplıklar da yaptırabilirsiniz. Duvara nişler açarak kitaplık olarak kullanmak ya da bir duvara çeşitli uzunluk ve derinliklerde raflar yerleştirmek, herhangi bir kitaplığı mevcut eğime uydurmaya çalışmaktan çok daha kolay olacaktır.
     
Çatı katınızın eğer büyükse bu alanda hem yatma, hem de yaşama alanını birlikte çözebilirsiniz. Eğer kat tek alandan oluşuyorsa yatma ve yaşama alanlarını paravanlarla birbirinden ayırabilirsiniz. Giyeceklerinizi koyacağınız dolapları ise yine gömme olarak yaptırabilirsiniz.
     
Çünkü çatı katlarında tavan yükseklikleri ve eğim nedeniyle istediğiniz gardırobu kullanma şansınız olmayabilir. Çatı katlarının önemli bir sorunu da izolasyondur. Eğer iyi izolasyon yapılmamışsa bu kışın sıcak, yazın da soğuk hava kaybına yol açacaktır. Eğer çatı katınızı yaşam alanı haline dönüştürmek istiyorsanız izolasyonunu iyi yapmanız gerekir.
     
Kaynak: Evim Dergisi

Fondöten Seçimi Nasıl Yapılır?

Makyajın temel kurallarından biri cilt renginize ve tipine uygun yani doğru fondöteni seçmektir. Cildinizdeki kusurları gizlemek, makyajınızın kalıcı olmasını sağlamak, pürüzsüz ve doğal bir görünüm kazandırmak için fondöten seçimi önem taşımaktadır.

Makyaj

Makyaj

Fondöten seçerken; güzelliğinizi vurgulamak, makyajda istediğiniz etkiyi yaratabilmek için dikkat etmeniz gereken noktalar vardır.

Cilt Tipine Göre Fondöten Seçimi

Cildinizin kuru, yağlı, karma, normal olması fondöten seçimini doğrudan etkiler. Yağlı ciltler için yağ bazı fondöten kullanmak cildinizde sivilce, kızarıklık, siyah nokta gibi cilt sorunlarına yol açabilir.

Kuru cilde sahipseniz, yağ bazlı fondötenleri tercih edebilirsiniz. Bu tip fondötenlerin içinde bitkisel, mineral yağlar barındırır. Cildinizin yağ dengesini korurken uzun süre bozulmadan kalabilir. Genel olarak krem formda üretilir. Büyük makyaj süngerleriyle uygulayabilirsiniz.

Normal cilde sahipseniz, su bazlı fondötenleri tercih edebilirsiniz. Bu tür fondötenlerde yağ oranı düşük, su oranı yüksektir. Cildinizin doğal dengesini bozmaz. Genellikle sıvı formda üretilir.

Yağlı cilde sahipseniz, yağsız fondötenleri tercih edebilirsiniz. Bu tür fondötenlerde bitkisel ya da mineral yağlar yoktur. Özellikle sivilceli ve akneli ciltlerin kullanımı için uygundur. Uygulaması kolaydır ancak su ve yağ bazlı fondötenler kadar kalıcı değildir.

Karma cilde sahipseniz, pudra bazlı fondötenleri tercih edebilirsiniz. Bu tür fondötenler içeriğindeki sıkıştırılmış pudra sayesinde cilde matlık kazandırır. Krem formunda üretilir ancak cilde sürüldükten sonra koruyarak pudraya dönüşür. Karma ciltlerde özellikle T bölgesi yağlıdır ve parlama yapar. Pudra bazlı fondötenler T bölgesindeki yağlı görünümü ortadan kaldırır.

Cilt Rengine Fondöten Seçimi

Doğru fondöten rengini bulabilmek için öncelikle cilt renginizi belirlemeniz gerekir. Sizi yanıtlamayacak en doğru ışık; gün ışığıdır. Spot lambalar altında cildiniz olduğundan daha soluk görünebilir.

Gün ışığında cildiniz; soluk ve açık renkli görünüyorsa porselen, pembe ve kırmızı görünüyorsa pembe, sarı ve altın renginde görünüyorsa buğday, kahverengi gibi koyu renkler esmer olarak tanımlanabilir.

Cilt renginizin en belirgin yansıması bileğinizin iç kısmında bulunur. Fondöten satın alırken ilk denemeyi bileğinizin iç kısmına sürerek yapabilirsiniz. Gün ışığına çıkıp fondötenin nasıl durduğunu değerlendirebilir, en doğru rengi bulmak için denemelere devam edebilirsiniz. Genel hatlarıyla cilt renginizden bir ton açık ya da bir ton koyu fondöten doğal görünüm sağlar.

Cildinizin her noktasında renk dağılımları eşit değildir. Dengeli bir bütünlük yaratmak için aynı miktarda fondöteni yüz, boyun ve dekolte bölgesine uygulamanız gerekir. Sadece yüzünüze fondöten sürmek vücudunuzdan ayrı bir parça gibi görünmesine neden olabilir. Bu yüzden makyaj yaparken boyun ve dekolte bölgenize fondöten sürmeyi ihmal etmeyin.

kapatıcı nasıl kullanılır

kapatıcı nasıl kullanılır

Cildinizle ilgili leke, ya da sivilce gibi bir probleminiz varsa, kapatıcılar gerçek birer kurtarıcıdır. Ama doğru kullanılmak kaydıyla.Aksi takdirde istediğinizin tam aksi bir etki elde edersiniz.

Şimdi size Cameron Diaz ve Britney Spears’ın ciddi sivilce problemi var desem, muhtemelen “Hadi canım” dersiniz. Aslında leke, morluk ve sivilce gibi cilt problemlerine sıkça rastlanır ama önemli olan bunları kapama becerisine sahip olmaktır. Bu nedenle makyözlerin uyguladığı makyaj hilelerinden bahsetmek yararlı olabilir.

Altın kural: Fazla kapatıcı sürmeyin. Kapatıcıyı hiç sürmemek, çok fazla sürmekten daha iyidir. Kapatıcıyı gün ışığından ve doğru araç gereçle sürün.

Uygulama yöntemi: Kapatıcıyı kullanmak istediğiniz bölgeye az miktarda toner (ciltte kalan makyaj artıklarını ve eser miktarlardaki kimyasal kalıntıları temizliyor ve cildin nemini sağlıyor) sürün. Böylece bu bölgede bulunan fazla miktardaki yağı kurutmuş olursunuz. Şimdi her zaman olduğu gibi fondöteninizi sürün. Son olarak da fondöteninizle tam olarak aynı tonda olan kapatıcıyı sivilcenin üzerine sürün. Bunu tamamen kapanması gereken noktaya dokunmadan, dışa doğru yayarak cildinize yedirin. Son olarak da pudranızı sürün.

Sivilcenin daha çabuk kuruması için: Antibakteriyal içeriği olan, örneğin Body Shop’un Tea Tree Oil Cover Stick gibi bir ürünü tercih edin. Ancak bunu kullanırken, önce elinize bir parça sürün. Doğrudan tüpten kullanırsanız, ürüne enfeksiyon bulaştırabilirsiniz. Elinizin tersine sürdüğünüz kapatıcıyı bir kulak çubuğu yardımıyla sivilcenize sürün.

Fondöten sürüyorsanız… Kapatıcıyı her zaman fondötenden sonra uygulayın. Fazla makyaj cildi yaşlandırır ve kapatıcıyı fondötenin üzerine sürerseniz, sadece ihtiyacınız kadarını kullanmış olursunuz.

Fondöten sürmüyorsanız… Bu şekilde daha doğal bir görünüm sağlayabilirsiniz. Makyajı bitirirken azıcık kapatıcıyı bir fırça yardımıyla küçük kızarıklık, iz ve sivilceleri kapatırken kullanabilirsiniz.

Sivilceniz ve yüzünüzdeki leke kırmızıysa… Öncelikle yeşil tonda bir kapatıcı sürerek kızarıklığı azaltın. Ama miktarı iyi ayarlayıp az sürün, aksi takdirde gri bir renk elde edersiniz. Üste de az miktarda kapatıcı ile, üzerine az miktarda yarı saydam pudra sürün.

En sık yapılan hata: Sivilceyi uygulama öncesinde sıkmak. Birincisi bu kızarıklığı artırır. İkincisi, kapatıcı, nemli cilde tutunamaz ve yapışkan, parçacıklı bir hal alır. Bu nedenle sivilcenizin üzerine kapatıcı sürün ama fazla ovalamyın, çünkü bu sürdüğünüz miktarın yüzde 90′ını alır.

Nereyi hedeflediğinize karar verin. Gözlerinizin altı için kullanıdığınız kapatıcıyı sivilceler üzerinde kullanmayın. Sivilce ve lekeler için daha sabitleyici ve kuru bir ürüne gerek vardır. Ayrıca bunlar için kullanacağınız ideal ürünün anti-bakteriyal özellikleri de olmalıdır. Göz bölgesi içinse, deriyle hareket eden nemlendirici bir ürün kullanılmalı. Eğer her şey için tek bir ürün kullanacak olursanız, bu gözaltı kapatıcısının bir sivilceyi azdırmasıyla, ya da anti-bakteriyal kapatıcının göz çevresinde hassasiyeti artırmasıyla sonuçlanabilir.