BitkiDerman.com.tr

' "Bitki" Derman'dır. ' – Åžifalı Bitkiler Bilgi Paylaşım Sitesi…



Yaşlandıran 5 Faktör

Genetik olarak aynı şekilde yaşlanmaya programlandıkları için araştırmada ikizlerin kullanıldı.
Cleveland Üniversitesinden Dr. Bahman Guyuron ve ekibinin, 186 ikiz kadın üzerinde yaptığı araştırma, güneş, sigara, stres ve antidepresan kullanımının cildi yaşlandırdığını gösterdi.
Guyuron, genetik olarak aynı şekilde yaşlanmaya programlanmaları nedeniyle araştırma için ikizlerin seçildiğini, ikizlerin görünümlerindeki farklılıkların çevre ve yaşam tarzının cildi nasıl değiştirdiğini anlamaya yardımcı olduğunu kaydetti.
İlk olarak araştırmacılar, ikiz kardeşlerin fotoğraflarını çekti ve bir bağımsız uzman grubundan kardeşlerden her birine bir yaş vermelerini istedi. Daha sonra bilim adamları, her katılımcının yaşam tarzını, beslenme alışkanlığını, sigara kullanıp kullanmadığını, depresyona yakalanıp yakalanmadığını ve ne kadar güneşe maruz kaldığını öğrendi. Son olarak katılımcıların yaşam tarzı ve göründükleri yaş arasında bağlantı kuruldu.
Araştırma sonunda, daha önce de bilinen, sigara kullanımı ve güneşe maruz kalmanın cildi yaşlandırdığı doğrulandı. Buna göre araştırmacılar, 10 yıl sigara kullanan ikiz kardeşin, sigara içmeyen kardeşinden 2,5 yaş büyük göründüğünü belirtti.
İşi gereği ya da uzun yıllar açık havada golf veya tenis oynadığı için fazla güneşe maruz kalan kadınların da kardeşlerine göre yaşlı göründüğü belirlendi.
Ancak araştırmada ilginç olarak, boşanmış olanların, evli ya da eşi ölmüş kardeşlerine göre ortalama 2 yaş büyük göründüğü ortaya çıktı.
Antidepresan kullanımının da “daha yaÅŸlı görünmeye” neden olduÄŸu görüldü. Ancak “antidepresana baÄŸlı yaÅŸlı görünmenin” depresyonun mu, yoksa ilaçların bir sonucu mu olduÄŸu henüz bilinmiyor.
Araştırma, yüzdeki değişim ile kilo arasında bağlantı bulunduğunu da ortaya koydu. 40 yaşın altındaki kadınlarda fazla kilonun daha yaşlı bir yüzle bağlantılı olduğu, 40 yaşından sonra ise bu fazla kilonun yüzü genç gösterdiği belirlendi.
Dr. Guyuron, 40 yaşından sonra, 16 yıldan fazla olmak koşuluyla hormon tedavisinin yüzün görünüşünü iyileştirebildiğini, ancak 5 yılın üzerindeki hormon tedavisinin meme kanseri riskini artırdığının bilindiğini vurguladı.
Bu tür araÅŸtırmaların, görünüşleriyle daha çok ilgilendikleri için kadınlar üzerine yoÄŸunlaÅŸtığını belirten Guyuron, erkeklerin de artık görünüşleriyle eskiye göre daha fazla ilgilenmeye baÅŸlaması nedeniyle, aynı araÅŸtırmayı ikiz erkekler üzerinde de yapacaklarını ifade etti.”Plastic and Reconstructive Surgery” dergisi, nisanda yayımlanacak araÅŸtırmanın bu ilk sonuçlarına internet sitesinde yer verdi. Konuya iliÅŸkin makale, Fransız Le Figaro gazetesinin internet sitesinde de yayımlandı.

Pürüzsüz Bacaklarının Sırrı Ortaya Çıktı

Çorap giymeye gerek yok
Dünyaca ünlü bakım markası Sally Hansen, birçok ödüle sahip klasikleşen ürünü Bacak Makyajı ile çorap giymeden bacaklarındaki tüm kusurların görünümünden kurtulmak isteyen bayanlar için pratik bir çözüm sunuyor.

Kalıcı kapatıcılık sağlıyor
Uygulandığı an etki göstererek kalıcı bir kapatıcılık saÄŸlayan, duÅŸ esnasında duÅŸ jeli ve süngeri ile kolayca temizleniyor, ancak suda veya yaÄŸmurda bacaklardan çıkmıyor! Açık tenden koyu bronza uzanan dört farklı renk seçeneÄŸi ile bacaklara istenilen tonda, doÄŸal bir renk kazandırıyor. İçeriÄŸindeki K Vitamini ile bacakları besleyerek nemlendirmeye yardımcı olan ürün, Bacak Makyajı’ndan avuç içinize püskürterek elleriniz yardımıyla tüm bacaklarınıza yayınız! Birkaç dakika sonra, kuruduÄŸuna emin olup, rahatça giyinebilirsiniz!

Göğüs kırışıkları için sutyen

Gece kullanılan bu ürün, göğüs dekoltesinde kırışıklık oluşmasını engelliyor.

Eski bir hostes olan Rachel de Boer, göğüs dekoltesinde kırışıklıklar oluÅŸmaya baÅŸlayınca bunu engellemek için bir sutyen tasarladı. 45 sterlinden (100 TL) satılan ve ‘La Decollette’ adı verilen sutyen, gece uyurken takılıyor.

Kadınların gece yan yattıkları zaman memelerinin birbiri üstüne düşmesi engelleyerek, dekolte bölgesindeki kırışıklıkları engelliyor.

Bu kış diyeti incecik yapıyor

Kış aylarında vücut ve metabolizma kendini koruma altına almaya çalıştığından daha yavaş çalışmaya başlıyor. İşte incelmenin sırları…

Diyetisyen Yeşim Çelik

Kış aylarında vücut ve metabolizma kendini koruma altına almaya çalıştığından daha yavaş çalışmaya başlıyor. Böylelikle yemek yeme ihtiyacının artmasıyla daha fazla karbonhidratlı yiyecekler tüketiliyor. Terleme de çok az olduğundan dolayı metabolizma hızı en aza iniyor ve eğer dikkat edilmezse aşırı kilo alımı meydana geliyor. Soğuk havalara karşı bağışıklık sistemi, hastalıklara (grip, soğuk algınlığı, bronşit gibi) karşı kendini korumak için yağ yıkımını engelliyor. Bu durumda kış mevsimini sağlıklı geçirmek için bağışıklık sistemini biraz daha güçlendirmek gerekiyor. Güçlü bir savunma mekanizmasının temelinde ise yeterli ve dengeli beslenme yer alıyor. Bunun için de mutlaka güne iyi bir kahvaltı yaparak başlamalısınız. İyi bir kahvaltı ile güne başlamak sizin hem direncinizi koruyacak hem kilo kontrolünde siz yardımcı olacak hem de metabolizma hızınızın yavaşlamasını engelleyecektir.

Kış aylarında birçok kişi yaz aylarında olduğu gibi yoğun miktar su tüketmeyerek hataya düşerek sağlık sorunlarının meydana gelmesine neden oluyor. Bilindiği gibi su vücudumuzdaki bütün metabolik reaksiyonların temel direği. Kışın su kaybımız daha az olduğu için susama hissimiz azalıyor, ancak su ihtiyacımızı yine de karşılamamız gerekiyor. Bu yüzden dikkatli bir beslenmeyle birlikte metabolizmanızı çalıştırmak için susamasanız bile günde 2-2,5 (10-14 bardak) litre su tüketmeye önem göstermelisiniz. Eğer su yerine başka içecekler tüketmek istiyorsanız, sıcak içecek olarak genellikle kafein ve tein içeriği yüksek olan çayla kahve tercih ediliyor. Bu konuda Çelik’in önerisi bitki çaylarını tercih edilmesi. Kuşburnu çayı, C vitamini içerdiği için, rezene çayı gaz sorunlarına iyi geldiği için tercih edilebilir.

Soğuyan havalarla birlikte kışın en çok rastlanan hastalık soğuk algınlığı. Vücudumuzun direnci azaldığı için daha rahat hasta oluyoruz. Bu yüzden beslenirken savunma mekanizmanımızı güçlendirmek amacıyla bol bol A ve C vitaminli gıdalar tüketmekte fayda var. Narenciye (Portakal, mandalina, greyfurt), havuç, kivi, lahanagiller (Karnıbahar, lahana, brokoli, Brüksel lahanası), yeşil yapraklı sebze (maydanoz, tere, ıspanak) gibi kış meyve ve sebzeler yoğun miktarda vitamin almanıza yardımcı olabilir. Tabi ki beslenmenize dikkat ederken, spor yapmayı da ihmal etmemelisiniz. Kış aylarında gerek günlerin kısalması gerekse havaların soğuması ile birlikte fiziksel aktiviteler azalıyor. Güneş de yüzünü daha az gösterdiğinden, D vitamini gereksinmesini karşılamakta sıkıntılar yaşanıyor. Bu nedenle havanın güneşli olduğu günlerde 20 – 25 dakika kadar güneş ışığından direkt olarak yararlanmaya (Hafif tempolu yürüyüşler olabilir) ve haftada 2 – 3 kez balık yiyerek kalp sağlığınızı korumaya ve kemiklerimizin de güneşin eksikliğini ( D vitamini yetersizliği ) daha az hissetmesini sağlayabilirsiniz.

Gün içerisindeki tüketilmesi ve tüketilmemesi gerekilenler:

İhmal Etmeyin

- Balık, yumurta, kırmızı et-bonfile, tavuk
- Çavdar, tam tahıllı, tam buğday ekmeği, kahverengi pirinç, bisküvi, tarhana, mercimek çorbası
- Bir bardak süt
- Az tuzlu ve çok yumuşak olmayan peynir çeşitleri
- Kefir, light ayran ya da prebiotik yoÄŸurt
- Taze ve mevsim sebze ve meyvelerinin tümü
- Kurubaklagiller
- Bal kabağı çekirdeği, keten tohumu
- Kuru meyveler (kuru erik, kayısı, dut, incir)
- Yağlı tohumlardan; her gün ortalama 8 adet ceviz, 10 adet fındık ya da badem
- Sık olmamakla beraber, 50gr siyah çikolata, sütlü tatlı ya da dondurma
- Spor durumuna göre protein ya da karbonhidrat barlar
- Her gün ortalama 2,5 litre su
- İhtiyaç duyuldukça bitki çayları ve meyve suları

Uzak Durun

- Basit şekerden yapılmış ürünler (Çikolata, pasta, börek, baklava, şerbetli tatlılar, poğaça…)
- Aşırı tuz ve baharat
- Alkol oranı yüksek içkiler (rakı, viski, votka, tekila..)
- Aşırı kafeinli içecekler
- Gazlı içecekler
- Yağda kızartılmış sosis, sucuk, salam, patates, et türevleri
- Aşırı karbonhidrat ve yağ içeren fast food gıdalar

Popularity: unranked

Saçları Güçlendiren İksir!

bitkisel yağdan oluşan bakım maskesiyle saçlarınızı besleyebilir, dökülmesini önleyebilirsiniz.

Bitkisel saç bakım maskesini haftada 1 kez düzenli olarak uygulamalısınız. İlk iki uygulamadan önce saçlarınızın güçlendiğini ve parladığını hissedeceksiniz.

Bitkisel Maske Tarifi

Malzemeler,

Tatlı badem yağı

Susam yağı

Hint yağı

Sarımsak yağı

Isırgan tohumu yağı

Hazırlanışı,

Her yağdan eşit miktarda alarak cam bir şişede karıştırın.

Saç diplerine ve uçlarına masaj yaparak sürün.

Boneyle saçlarınızı kapatın.

2 saat bekleyin.

Saç tipinize uygun bitkisel şampuanla yıkayın.

Cildinize Sihirli Dokunuş: Yeşil Çay

Aslında yeşil çay ve siyah çay aynı bitkinin ürünleridir. Siyah çay oksidasyona maruz kalır. Bu yüzden antioksidan özelliğini kaybeder.

Yeşil çayı içtikten sonra, poşetlerini gözleriniz için rahatlatıcı kompres olarak kullanabilirsiniz. Bu sayede hem vücudunuzu içten, hem de dıştan yeşil çayın etkisiyle karşılaştırmış olacaksınız. Yeşil çay, uykusuzluk ve strese bağlı olarak gözlerde oluşan sorunlara karşı rahatlatıcı ve sakinleştirici bir etki yaratmaktadır.

Yeşil çayı, göğüs sıkılaştırıcısı olarak kullanabileceğinizi biliyor musunuz? Bunun için, 4 kaşık süzme yoğurt ve iki yemek kaşığı yeşil çayı karıştırın. Karışımı göğüslerinizin üzerine sürün. 10 dakika beklettikten sonra ılık suyla yıkayın. Ardından cildinizi yine bitkisel kökenli adaçayı veya kekikyağı ile nemlendirin Böylece hem cildinizin nem ve yağ dengesini düzenleyecek, hem göğüslerinizin sıkılığını arttıracaksınız.

Yeşil çayı peeling malzemesi olarak kullanabilirsiniz. Banyodan önce yeşil çay ile tuz peelingi yapabilirsiniz. Ayrıca banyo küvetine doldurduğunuz suyun içine yeşil çay esansı katıp, canlandırıcı etkisinden yararlanabilirsiniz. Bazı firmaların ürettiği banyo tuzları ve vücut jelleri, yeşil çay içermektedir. İçerinden yeşil çay olan kremler de, tüm faydalarından yararlanmanızı sağlamaktadır. Son yıllarda yeşil çay kokulu parfümler de piyasaya sürüldü. Kokusunun da huzur veren ve rahatlatıcı etkisi bulunmaktadır.

Yeşil çayı cildinizi sıkılaştırıcı tonik olarak kullanabilirsiniz. Bunun için 1 çay kaşığı yeşil çayın üzerine, 10 ml kaynamış su ekleyin. 5 dakika demleyin. Sonra pamuğu bu çayın içine batırarak cildinizi silin. Tonik etkisi gösteren yeşil çay, cildinizin koruyucu tabakasını düzenleyerek cildinizin parlamasına yardımcı olacaktır.

Yeşil çayı cildinizde canlandırıcı maske olarak da kullanabilirsiniz. Bunun için 2 çay kaşığı kil ve bir bardak demlenmiş yeşil çayı, ılık bir halde kıvamlı bir karışım haline gelene kadar karıştırın. Sonra ince bir tabaka olarak yüzünüze sürün. 30 dakika bekleyin. Sonra ılık suyla durulayın. Ardından yine yeşil çayla hazırladığını tonikle cildinizi silerek temizleme işlemini bitirin. Ardından nemlendirici sürerek cildinizi yumuşatın.